14 Haziran 2011 Salı

Mad World - Gary Jules ve Doyasıya Hüzün



Nedense bazen -böyle şeyler dinlerken özellikle-hüzünlendiğimi farkettim.Belki de çok gereksizdi.Evet hüzün insanoğlunun temel yaşam gıdasıydı.Fakat Tanrım neden hep benle? Kaçtığımdan değil, inan değil.Ne yazacağımı bilememek gibi bu.Kafamdaki düşünceleri toparlayamamak.Aslında göründüğümüzden ne kadar farklıyız değil mi?Neler taşıyoruz o görünüşümüzün altında..Binlerce hüzün..Yüzbinlerce..Hayal kırıklığı..Umutsuzluk..
Bugün yine müzik dinlerken ve saatlerin geçmesini beklerken farkettim ki yeryüzünde binlerce kişi var aynı hüznü taşıyan.Aynı umutsuzluğu yaşayan..Hiç bir resme bakarken ya da bir müzik dinlerken onu yaratan kişiye yakın hissettin mi kendini?Aranızda aşılması gereken binlerce kilometre olmasına rağmen.Aynı dili konuşmamanıza rağmen..Birbirinizi bir kere bile görmemenize rağmen..İşte ona bakarken tam da hissettiniz mi onu? O sesteki umutsuzluğun içine saklanmış umudu hissedebiliyorsan sen de bizdensin. Kalbinde anlam veremediğin bir hüzün varsa bizdensin..İçindeki hüznü farkedemedinse de bizdensin.
Biz hüznün çocuğu, kırgınlığın babası, umutsuzluğun kendisiyiz..
Ve bunu bildiğimiz için ölesiye umutsuzuz .

"sana hiç dokunmasam, öpmesem, bilmesem hatta tanımasam bile seni seviyorum."

Valerie.VFV*

Biliyorum evet biliyorum saçmaladım.Ama hüzün odur ki saçmalasanda seni bırakmaz saçmalamasan da.
Ne farkeder ki..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder