10 Aralık 2010 Cuma

bıkkınlık*

Öyle duygusuz olmuşum ki bugünlerde..Kendimi tanıyamıyorum bile.Yani nasıl bir şey olduğunu daha kendime anlatamazken sana nasıl anlatabilirim ki..Yorgunum.Hadi biraz da kırgın belki.Ama o kadar işte.Her gün uyandığımda düşündüğüm bi insan var hala evet var.Sabah uyandığımda...Sonra öğle uykularımdan sonra uyandığımda içimde öyle bir sevgi hissediyorum ki en son çocukluğumda bu kadar temiz bi sevgi hissetmiştim.İşte o an içimdeki söyleme isteğini bastırmak çok zor oluyor.Çok çocuklaşıyorum çünkü frenleyemiyorum kendimi.
Ben neyim?Kimim?Özlemini çektiğim şey nedir?İstediklerim neden hep imkansızdır?

Hep aynı sessizlikle geliyor gece…
Hep aynı yalan dolan masalları dinliyorum yine…
Hep aynı yüzler, hep aynı sesler peşimde…
Anlatamıyorum, inandıramıyorum kendime…
Sen benim yarım kalan cümlelerimsin…
Hiç söyleyemediğim, söylemediğim o sözlerim…
Sen benim hiç ısınmayan ellerimsin…
Hiç unutamayan, unutmayan o kalbim…

Sen benim eksik kalan yerimsin…
Kapattığım pencereler, güneşlere çektiğim o perdelerim…
Sen benim hiç sevmediğim sessizliğimsin…
Kaybettiğim yolum, korktuğum karanlık, hiç tutamadığım o yeminlerim…
Sen benim terk ettiğim şehirlerimsin…
Düştüğüm çukur, uzanan ellerim, hiç tutunamadığım gidenlerim…
Sen benim kovulduğum cennetimsin!
Eğdiğim yüzüm, sövdüğüm aydınlığa hiç açamadığım gözlerim. 

Bu şarkıdan sonra söze gerek yok


Ben kısaca, çokça sevmekteyim seni*

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder